 Daha çok tarih üzerine araştırmalarıyla tanınan Hollandalı Johan Huizinga Homo Ludens adlı eserinde insanı tanımlamak için kullanılan homo sapiens (akıllı insan) ve homo faber (imal eden insan) kavramlarının yanına homo ludens (oyun oynayan insan) kavramını yerleştirmiş ve insanın yeryüzünde yaptığı her şeyin temelinin başlangıçta oyuna dayandığını göstermeye çalışmıştır. Kitabının birinci baskısına yazdığı ön sözde bütün yapıp etmelerimizi derinlemesine bir çözümlemeye tabi tuttuğumuzda kültürel olarak bunların oyundan ibaret olduğunu söyler.
|
Takvim
| « Eylül 2010 » |
|---|
| Pt | Sa | Çr | Pr | Cu | Ct | Pz |
|---|
| | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | | 27 | 28 | 29 | 30 | |
Etiketler
1980 sonrası roman, Ahmet Hamdi Tanpınar, arketipsel eleştiri, Ayna, Beyaz Gemi, bilinçaltı, Cengiz Aytmatov, deformasyon, deneme, Gaston Bachelard, hikaye, Oğuz Atay, Refik Halit Karay, Tarık Buğra, Tutanamayanlar, Türk edebiyatı, Türk romanı, YArın Diye Bir Şey Yoktur, Yunus Balcı, Şeftali Bahçeleri
|