SİTEMİ FARKLI DİLLERDE OKUYABİLİRSİNİZ:

Turkish English Russian French Spanish Czech German Italian Polish Finnish Farsi Swedish Arabic
  Makaleler  

Üç Adam: Niteliksiz Adam, Aylak Adam, Lüzumsuz Adam

Yazar: Admin Kategori: Makaleler Tarih:15 Ocak 2009.
alt     Bu bildiride Avusturya'lı yazar Robert Musil'in(1880-1942) 1930'da yayımladığı Niteliksiz Adam'ının 1999'da Türkçeye çevrilen birinci cildi ile Sait Faik'in 1947'de yazdığı Lüzumsuz Adam'ı ve Yusuf Atılgan'ın 1959'da yayımlanan Aylak Adam'ı merkez kişileri bakımından ele alınacaktır.
     Avrupa'da 19. yy.da baş gösteren fakat özellikle I. ve II. Dünya savaşlarının buhranlı atmosferinde gelişen roman ve hikâyede farklı bir kahraman tipi yoğun bir şekilde karşımıza çıkmaya başlar. Kökeni eski Grek tiyatrolarına kadar inebilen Antihero (antikahraman) denilen bu tip, batılı romanlarda pek çok olmakla birlikte en çok bilinenlerden biri Robert Musil'in Niteliksiz Adam'ıdır. Romanda büyük idealler veya görevler yüklenen kişi yerine güçsüzleştirilmiş, pasifize edilmiş, amaçsızlaştırılmış kişiyi ifade eden bu tipin iki örneği de bizim edebiyatımızda Yusuf Atılgan'ın Aylak Adam'ında ve Sait Faik'in Lüzumsuz Adam'ında karşımıza çıkmaktadır.
Yazının Devamı    Yorumlar (0)    Gösterim: 1086
  Makaleler  

Mitten Metafora Yahya Kemal Şiirinde Suyun Ateşle İmtihanı

Yazar: Admin Kategori: Makaleler Tarih:15 Ocak 2009.
alt
            Öncelikle şunu belirtmekte fayda vardır ki; bu bildirinin konusu, Yahya Kemal şiirinde su ya da ateş imgelerinin ayrı ayrı ortaya konuş şekilleri değil; ikisinin bir araya getiriliş şekli, bir arada bulunabilmelerinin şartlarıdır. Suyun ve ateşin ayrı ayrı birer imge olarak onun şiirindeki yer alış ve dönüşüm şekilleri bu bildirinin sınırları dâhilinde değildir. Ayrıca bu noktada Tanpınar'ın çoğunlukla Bachelard fenomenolojisine ve bazen de klasik psikanalizme atıflar yaparak Yahya Kemal şiirindeki su unsurunun yerini belirlemeye çalıştığını da hatırlayalım. Bir şiirin büyüklüğü yaşanan ya da gözlenen şeyin görüntülenmesinde değil, şairin gerçeklikle karşılaşmasıyla harekete geçen algısının görüntülenmesindedir. Sanatçının yaratıcılığa dönüşen eylemi onun varlık karşısındaki uyanıklığıdır. Dolayısıyla Yahya Kemal'deki su ve ateş imgelerinin birlikteliğini veya çatışmalarını anlamaya çalışmak bir anlamda, onun bir şair olarak algı biçimini de sezmek olacaktır.
Yazının Devamı    Yorumlar (0)    Gösterim: 851
  Makaleler  

Edebiyat Adasında Dört Robenson

Yazar: Admin Kategori: Makaleler Tarih:16 Ocak 2009.
        alt                                          Bu yazıda adı Robenson olan ve Daniel Defoe'nun ünlü romanı Robenson Crusoe'dan şu ya da bu şekilde etkiler taşıyan dört metin üzerinde durulacaktır. Bu metinler sırasıyla Abdülhak Hâmid Tarhan'ın Robenson adlı şiiri, Sait Faik Abasıyanık'ın Robenson adlı kısa hikâyesi ve Orhan Veli Kanık'ın Robenson adlı şiiri ile Cahit Sıtkı Tarancı'nın Robenson adlı şiiridir. Burada bir ana metin ile dolaylı ya da dolaysız ondan üreyen, ona atıfta bulunan, ondan beslenen alt metinler arasındaki alış verişin niteliği, değişim ve dönüşümünün tespiti temel amaçtır. Bu değerlendirmede Daniel Defoe'nun Robenson Crusoe'su anakara metaforuyla, Türk edebiyatındaki bahsini ettiğimiz dört metin ise ada metaforuyla ele alınacaktır.



Yazının Devamı    Yorumlar (0)    Gösterim: 904
  Makaleler  

Yahya Kemal Şiirinde Anakroninin Diyalektiği

Yazar: Admin Kategori: Makaleler Tarih:16 Ocak 2009.
alt     Yirminci yüzyıl Türk şiirinin en büyük isimlerinden biri olan Yahya Kemal'in şiirlerinde özellikle sosyal düşünceler bakımdan birbirinin içine giydirilmiş oldukça zengin bir içerik vardır.  Ahmet Hamdi Tanpınar, hocası ve daha sonra da yakın arkadaşı olacak olan Yahya Kemal'den bahsederken "Yahya Kemal'in düşüncesi mekân gibi zaman da tanımıyordu. Daima terkibin peşinde koştuğu için bütün milli tarih, insan evolutionu ile beraber ordaydı. Malazgirt muharebesi İstanbul fethiyle, Milli mücadele Fransız ihtilaliyle omuz omuzaydılar."(Tanpınar 1986, 13) der. Bu cümle Yahya Kemal'deki konu çeşitliliğini vermenin yanında ondaki sosyal zaman fikrini de ifade etmektedir; fakat bunun kronolojik bir mantığın dışında işlediğini de dile getirmektedir. 
Yazının Devamı    Yorumlar (0)    Gösterim: 1083
  Makaleler  

Beyaz Gemi’de Geçmiş ve Gelecek

Yazar: Admin Kategori: Makaleler Tarih:19 Ocak 2009.
alt           Cengiz Aytmatov, önce Kırgız edebiyatının, sonra Türk dünyasının ve en son da tüm dünya edebiyatının önemli yazarlarından biri olmuş; bu çerçevede önce Kırgız Türklerinin, sonra tüm Türklerin ve ardından da evrensel anlamda insanın var oluş macerasını roman ve hikâyelerinde işlemiştir. Eserlerinin değeri işte bu noktada, milli ve mahalli konuları, evrensel anlam taşıyan insanın problemlerine dönüştürebilmesinde yatmaktadır.
Yazının Devamı    Yorumlar (1)    Gösterim: 1747
  Makaleler  

Şeftali Bahçeleri ve Yeni Dünya Tasarımı

Yazar: Admin Kategori: Makaleler Tarih:19 Ocak 2009.
alt               Yeni bir dünya tasarlama isteği gerek dünya edebiyatında gerek bizim edebiyatımızda rastladığımız bir durumdur. Campanella'nın Güneş Ülkesi'nden, Thomas Moore'un Ütopya'sına, Francis Bacon'un Yeni Atlantis'ine, Jonathan Swift'in Güliver'in Seyahatleri'ne; Peyami Safa'nın Yalnızız romanındaki Simeranya'ya, Yakup Kadri'nin Ankara romanının üçüncü bölümüne, Halide Edip'in Yeni Turan'ına kadar bu örnekleri görebilmek mümkündür.
Yazının Devamı    Yorumlar (0)    Gösterim: 1764
  Makaleler  

Tarık Buğra’nın Yarın Diye Bir Şey Yoktur’unda “Homo Ludens”

Yazar: Admin Kategori: Makaleler Tarih:10 Şubat 2009.
alt      Daha çok tarih üzerine araştırmalarıyla tanınan Hollandalı Johan Huizinga Homo Ludens adlı eserinde insanı tanımlamak için kullanılan homo sapiens (akıllı insan) ve homo faber (imal eden insan) kavramlarının yanına homo ludens (oyun oynayan insan) kavramını yerleştirmiş ve insanın yeryüzünde yaptığı her şeyin temelinin başlangıçta oyuna dayandığını göstermeye çalışmıştır. Kitabının birinci baskısına yazdığı ön sözde bütün yapıp etmelerimizi derinlemesine bir çözümlemeye tabi tuttuğumuzda kültürel olarak bunların oyundan ibaret olduğunu söyler.
Yazının Devamı    Yorumlar (1)    Gösterim: 1350
  Makaleler  

Türk Edebiyatında Deneme Literatürü

Yazar: Admin Kategori: Makaleler Tarih:10 Şubat 2009.
            alt                                    Batı edebiyatlarında Montaigne'in icadı olan ve oldukça yaygınlık kazanan deneme kavramı için Cumhuriyet öncesinde tecrübe-i kalemiyye, kalem tecrübesi gibi tamlamalar kullanılmakla birlikte, essay karşılığında deneme sözcüğünün kullanılması Cumhuriyet sonrasındadır. Deneme, bir tür olarak Türk edebiyatına batı edebiyatlarından geçmiştir. Tanzimat sonrasında ve bilhassa II. Meşrutiyet döneminde benzer yazılar yazılmasına rağmen denemenin Türk Edebiyatında batılı anlamda yer etmesi de yine Cumhuriyet sonrasındadır.
         Dolayısıyla deneme hakkında bibliyografik yazıların varlığı da Cumhuriyet döneminde 1940lı yıllara yakın tarihlerdedir. Bu tarihlerden itibaren günümüze kadar deneme konusunda çoğu 'deneme hakkında deneme' tarzında yazılar olmakla birlikte akademik seviyede makale ve kitaplara da rastlamaktayız. Bu çalışmalarda denemenin serbest konulu bir yazı olduğu, samimi bir üslubu bulunduğu ve denemecinin geniş bir kültüre sahip olması gerektiği konularında yazarların bir fikir birliği içerisinde olduğunu söyleyebiliriz. Ancak denemenin daha doğrusu essay sözcüğünün etimolojisi konusunda ve çağın önemli bir türü olduğu veya çağını tamamladığı konularında yazarlar arasında bir fikir birliği yoktur.

Yazının Devamı    Yorumlar (0)    Gösterim: 2624
  Makaleler  

Tutunamayanlar ve Bilinçaltının Dili

Yazar: Admin Kategori: Makaleler Tarih:25 Mart 2009.
   alt                                        Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar romanı, son dönem Türk romanları arasında içeriği, tekniği ve  anlatım biçimiyle adından en çok söz ettiren romanlardan biri olmuştur.  Bu bildiride Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar'da bir anlatım tarzı olarak başvurduğu bilinçaltı dili üzerinde durulacaktır.

Yazının Devamı    Yorumlar (0)    Gösterim: 4080
  Makaleler  

Gaston Bachelard’ın Eleştiri Metodu ve Sabahattin Ali’nin “Hasan Boğuldu” Hikâyesi Üzerinde Bir Uygulama Denemesi

Yazar: Admin Kategori: Makaleler Tarih:27 May 2009.

alt       Bu bildiride temel amaç öncelikle Gaston Bachelard'ın edebiyat eleştirisi ve metin tahlili alanlarına getirmiş olduğu metodunu ortaya koymak ve bunu bir örnek hikâye üzerinde uygulamaktır.

      Gaston Bachelard özellikle 20. Yüzyılın ortalarında Fransız kültür ve edebiyatında çalışmalarıyla dikkat çekmiş bir filozof ve fenomenoloğdur. Maddenin hayal gücü üzerindeki etkisine dayalı olarak geliştirdiği metodu 1950'li yıllarda Fransız edebiyat eleştirisinde bir devrim olarak kabul edilmiştir. Onun çalışmalarıyla tarihe, biyografiye ve diğer kaynaklara bağlı edebiyat eleştirisi, yerini, temelini hayal gücünün metin içindeki dönüşümlerinden alan tematik eleştiriye, yorumlamacı eleştiriye bırakmış olur.

Yazının Devamı    Yorumlar (0)    Gösterim: 1155
Önceki    1 2    Sonraki