Bu bildiride Avusturya'lı yazar Robert Musil'in(1880-1942) 1930'da yayımladığı Niteliksiz Adam'ının 1999'da Türkçeye çevrilen birinci cildi ile Sait Faik'in 1947'de yazdığı Lüzumsuz Adam'ı ve Yusuf Atılgan'ın 1959'da yayımlanan Aylak Adam'ı merkez kişileri bakımından ele alınacaktır.Avrupa'da 19. yy.da baş gösteren fakat özellikle I. ve II. Dünya savaşlarının buhranlı atmosferinde gelişen roman ve hikâyede farklı bir kahraman tipi yoğun bir şekilde karşımıza çıkmaya başlar. Kökeni eski Grek tiyatrolarına kadar inebilen Antihero (antikahraman) denilen bu tip, batılı romanlarda pek çok olmakla birlikte en çok bilinenlerden biri Robert Musil'in Niteliksiz Adam'ıdır. Romanda büyük idealler veya görevler yüklenen kişi yerine güçsüzleştirilmiş, pasifize edilmiş, amaçsızlaştırılmış kişiyi ifade eden bu tipin iki örneği de bizim edebiyatımızda Yusuf Atılgan'ın Aylak Adam'ında ve Sait Faik'in Lüzumsuz Adam'ında karşımıza çıkmaktadır.
