www.YunusBalci.com » Arşiv- 15.01.2009
Reklam
Konuları Sırala: Yayımlanma Tarinine Göre | Reytinge göre | Okunma Sayısına Göre | Yorum Sayısına Göre | Alfabeye Göre

Mitten Metafora Yahya Kemal Şiirinde Suyun Ateşle İmtihanı

Ekleyen: Admin Tarih: 15 Ocak 2009
alt
            Öncelikle şunu belirtmekte fayda vardır ki; bu bildirinin konusu, Yahya Kemal şiirinde su ya da ateş imgelerinin ayrı ayrı ortaya konuş şekilleri değil; ikisinin bir araya getiriliş şekli, bir arada bulunabilmelerinin şartlarıdır. Suyun ve ateşin ayrı ayrı birer imge olarak onun şiirindeki yer alış ve dönüşüm şekilleri bu bildirinin sınırları dâhilinde değildir. Ayrıca bu noktada Tanpınar'ın çoğunlukla Bachelard fenomenolojisine ve bazen de klasik psikanalizme atıflar yaparak Yahya Kemal şiirindeki su unsurunun yerini belirlemeye çalıştığını da hatırlayalım. Bir şiirin büyüklüğü yaşanan ya da gözlenen şeyin görüntülenmesinde değil, şairin gerçeklikle karşılaşmasıyla harekete geçen algısının görüntülenmesindedir. Sanatçının yaratıcılığa dönüşen eylemi onun varlık karşısındaki uyanıklığıdır. Dolayısıyla Yahya Kemal'deki su ve ateş imgelerinin birlikteliğini veya çatışmalarını anlamaya çalışmak bir anlamda, onun bir şair olarak algı biçimini de sezmek olacaktır.

Üç Adam: Niteliksiz Adam, Aylak Adam, Lüzumsuz Adam

Ekleyen: Admin Tarih: 15 Ocak 2009
alt     Bu bildiride Avusturya'lı yazar Robert Musil'in(1880-1942) 1930'da yayımladığı Niteliksiz Adam'ının 1999'da Türkçeye çevrilen birinci cildi ile Sait Faik'in 1947'de yazdığı Lüzumsuz Adam'ı ve Yusuf Atılgan'ın 1959'da yayımlanan Aylak Adam'ı merkez kişileri bakımından ele alınacaktır.
     Avrupa'da 19. yy.da baş gösteren fakat özellikle I. ve II. Dünya savaşlarının buhranlı atmosferinde gelişen roman ve hikâyede farklı bir kahraman tipi yoğun bir şekilde karşımıza çıkmaya başlar. Kökeni eski Grek tiyatrolarına kadar inebilen Antihero (antikahraman) denilen bu tip, batılı romanlarda pek çok olmakla birlikte en çok bilinenlerden biri Robert Musil'in Niteliksiz Adam'ıdır. Romanda büyük idealler veya görevler yüklenen kişi yerine güçsüzleştirilmiş, pasifize edilmiş, amaçsızlaştırılmış kişiyi ifade eden bu tipin iki örneği de bizim edebiyatımızda Yusuf Atılgan'ın Aylak Adam'ında ve Sait Faik'in Lüzumsuz Adam'ında karşımıza çıkmaktadır.